Dr. Eşref Atabey’in raporu, Aydın Kuşadası’nı da içine alan Küçük Menderes Havzası’ndaki su potansiyeli, madencilik faaliyetleri ve çevresel tehditleri gözler önüne serdi.
Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Eşref Atabey tarafından hazırlanan kapsamlı rapor, İzmir ve Aydın illerini kapsayan Küçük Menderes Havzası’ndaki su kaynaklarının karşı karşıya kaldığı ciddi tehlikeleri ortaya koydu. Bozdağlar ve Aydın Dağları arasından doğarak 174 kilometre boyunca ilerleyen Küçük Menderes Nehri’nin beslediği havza, artan kentleşme ve endüstriyel baskılar nedeniyle su stresi yaşıyor.
Kuşadası ve çevre ilçeleri doğrudan etkiliyor
Havza sınırları içerisinde İzmir’in sekiz ilçesinin yanı sıra Aydın’ın Kuşadası ilçesi de yer alıyor. Toplam nüfusu 832 bin 329 kişiye ulaşan bölge, sadece tarımsal üretim için değil, aynı zamanda barındırdığı ekolojik çeşitlilikle de stratejik bir öneme sahip. Özellikle Dilek Yarımadası, 95 familyaya ait 800’ün üzerinde bitki türüne ev sahipliği yapması nedeniyle Avrupa Konseyi tarafından Flora Biyogenetik Rezerv Alanı olarak tescillenmiş durumda.
Madencilik faaliyetleri su kalitesini tehdit ediyor
Kuşadası’nda o yasak 10 Ağustos Pazartesi resmen başlıyor! Trafik rahatlayacak
Haberi Oku →Bölgedeki terk edilmiş cıva madenleri ve antimon madeni pasalarının, Beydağ ve Ödemiş tarım topraklarını, dolayısıyla Küçük Menderes Nehri’ni kirlettiği vurgulanıyor. Yetkililerin verilerine göre, havzadaki yer altı suyu potansiyeli yıllık 508 milyon metreküp seviyesinde bulunuyor.
Su fakiri olma yolunda hızla ilerliyoruz
Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığına dikkat çeken Dr. Atabey, kişi başına düşen yıllık 1.273 metreküp su miktarıyla ülkenin ‘su stresi’ yaşayan bir konumda olduğunu ifade etti. Raporda ayrıca havza genelinde 18 adet enerji projesinin bulunduğu, bunların içerisinde 13 adet Güneş Enerjisi Santrali (GES), bir adet Jeotermal Enerji Santrali (JES) ve dört adet Rüzgar Enerji Santrali (RES) projesinin faaliyet gösterdiği kaydedildi. Doğal kaynakların korunmasının, özellikle tarımsal süreklilik ve insan sağlığı açısından acil bir öncelik olması gerektiği belirtiliyor.