Aydın
DOLAR17.0175
EURO17.4961
ALTIN967.56
Sevcan ALTUN

Sevcan ALTUN

Mail: [email protected]

KRONİK YORGUNLUK VE TIBBİ OZON TEDAVİSİ

Havalar ısındı, güneş parlıyor ama vücudunuz yeni çevre koşullarına uyum sağlamakta zorlanıyor ve siz kendinizi uzun zamandır yorgun mu hissediyorsunuz? Özellikle mevsim geçişlerinde yorgunluk hissi kendini daha fazla belli eder. Yorgunluğa ek olarak uykusuzluk, güçsüzlük ve enerji eksikliği gibi durumlar da bizi olumsuz etkiler. Kronik yorgunluk sendromu aslında hücrelerimizdeki “enflamasyon sendromu” dur.

Bu yazımda kronik yorgunluk için çok ciddi desteklerden biri olan ozon tedavisinden bahsedeceğim. Aslında ozon tedavisi diğer tedavileri destekleyici ve tamamlayıcı etkileri nedeniyle kullanılıyor. Ozon; kırmızı kan hücrelerinin oksijen taşıma kapasitesini, elastikiyetini, kanın akışkanlığını artırarak oksijen açlığını giderir. Damarlarda genişlemeye neden olarak damar tıkanıklarına yardım eder ve her bir hücremizin daha iyi beslenmesini sağlar. Dolayısıyla enflamasyonu ve serbest radikal hasarını da azaltır.

Kronik yorgunluğun tek bir sebebi yoktur. İlk akla gelen nedenleri; toksin yükü, enfeksiyonlar, stres, beslenme hataları olarak sıralayabiliriz. Ozon terapi kronik yorgunluğun temelinde yatan nedenleri ortadan kaldırıcı etkiye sahiptir; okside edici özelliğini nedeniyle vücuttaki toksinleri nötralize eder. Antienflamatuar etkisi vücuttaki iltihabı azaltır ve antioksidan etkisi ile bağışıklık sistemini güçlendirir. Hücre yenileyici özelliği ile kıkırdak ve tendonları onarıp eklem sıvısını iyileştirir böylelikle hareket kabiliyetini de artırır. Yağ hücreleriyle direkt etkileşime girerek LDL kolesterolde azalmaya ve bölgesel yağ yıkımına neden olur. Kan şekeri düzeyini düşürür. Analjezik etkisi ağrılarda azalmaya yardımcı olurken, mitokondri uyarıcı etkisi ile enerji seviyemiz artar.

Yan etkisi yok denecek kadar azdır. Ozon tedavisine düşük dozla başlanıp kademeli şekilde artırılarak daima kademeli ve ilerleyici tarzda uygulama yapılması gerekir. İlk seansta yüksek dozda ozon verilmesi kişinin antioksidan kapasitesine ters düşerek yan etkilere sebep olacaktır.

Tekrarlayan düşük dozda ozon uygulamaları antioksidan sistemi güçlendirip, kişiyi yaşa bağlı olarak da artan oksidatif hasara karşı dirençli kılar. Bu da hücre yenilenmesini hızlandırır, kılcal damarları iyileştirir ve cilde de yansıyarak daha iyi yaş almayı sağlar.

Genel iyilik halini artırır ve kişiler kendini adeta yenilenmiş hisseder. Bu yönleriyle illa hasta olmaya gerek olmadan, özellikle sporcular ve kadınlar tarafından çokça tercih edilir.

Ozon tedavisinden faydalanabileceğiniz bazı etmenler şöyledir;
Kronik yorgunluk sendromu, bağışıklık sisteminin düzenlenmesi, sporcularda performansı artırıcı, kas-eklem ağrıları, dolaşım bozuklukları, fibromiyalji, iyileşmeyen yaralar- diyabetik ayak, viral bakteriyal ve mantar enfeksiyonları, uyku bozuklukları, detoks amaçlı toksin atılımı, yaşlanma karşıtı olarak, kanser tedavisinde tamamlayıcı olarak.
Ozon tedavisi hangi durumlarda uygulanmaz?
Kontrolsüz hipertansiyon ve hipertiroidi (tiroid bezinin aşırı çalışması) hastalarına, hamilelik durumunda, yeni geçirilmiş kalp krizi, organ nakilleri, ileri derece kansızlık ve kan hastalıklarında, kanamanın aktif olarak devam ettiği durumlarda, kırmızı kan hücrelerinde enzim eksikliği ile seyreden favizm hastalarında.

Şunu da eklemek isterim ki ozon tedavisi kronik hastalıkların iyileşebilmesi için kullanılan yöntemlerden yalnızca biri. Adı ne olursa olsun bir tedavi yöntemini her hastalığa deva olarak göstermek doğru değildir.

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar